Kemal Kılıçdaroğlu Suriye için harekete geçti: Herkesin katılacağı bir toplantı yapılacak

Kemal Kılıçdaroğlu Suriye için harekete geçti: Herkesin katılacağı bir toplantı yapılacak
08.08.2019 - 18:04
215
A+
A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti olarak bir Türkiye konferansı düzenleyeceklerini ve Suriye’deki tüm tarafları davet edeceklerini duyurdu. Kılıçdaroğlu, devamında “Esad’ın izlediği politikayı savunan veya yeren her kesimi davet edeceğiz. Terör örgütleri ile ilişkili olanlar hariç tabii” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya’nın sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin dış politikası hakkında açıklamalarda bulundu.

SURİYE KONULU KONFERANS

“Madem onlar yapmadı, şimdi biz CHP olarak Türkiye konferansı yapacağız. Suriye gerçeğini sonbaharda masaya yatıracağız. Uluslararası tüm önemli aktörleri de davet edeceğiz” diyen Kılıçdaroğlu, devamında yöneltilen “Esad hükümetinden de çağıracak mısınız?” sorusuna “Tabii. Suriye’deki bütün aktörleri ve karşı tarafı da davet edeceğiz. Esad’ın izlediği politikayı savunan veya yeren her kesimi davet edeceğiz. Türkiye gerçekleri bütün boyutları ile görmek zorundadır. Terör örgütleri ile ilişkili olanlar hariç tabii” yanıtını verdi.

YPG KONFERANSTA OLMAYACAK

Kılıçdaroğlu “YPG/PYD’den olmayacak mı?” sorusuna “Onlar hariç, onların dışında. Suriye’nin Dışişleri Bakanlığından bir yetkili olabilir, gelebilir. Suriye, Esad politikasını aktarabilir. Ama bunun karşıtı da olacak aynı masada. Onu hedefliyoruz. Cenevre benzeri bir toplantı; göçmen dernekleri de var, onların da katılımını sağlayacağız. Suriye tablosunu bütün taraflarla masaya yatırma gibi bir amacımız var.” diye yanıt verdi.

“GÖRÜŞME OLURSA SORUNLAR DAHA RAHAT AŞILABİLİR”

“Suriye’nin kuzeyi sorununa da çözüm olur mu?” sorusuna ise Kılıçdaroğlu’nun cevabı şöyle oldu:

“Esad ile doğrudan doğruya görüştükten sonra Suriye’nin kuzeyinde yaşanan pek çok sorun daha rahat aşılabilir. Türkiye’deki göçmenleri oluşturulacak bölgeye yerleştirilmeleri, oluşturulacak okul, donatıların yapımı; bütün bunları gerekirse Türkiye, AB desteğini de alarak yapmalı. Çünkü ben AB yetkililerine de Suriye ile ilgili bu tip konularda destek vermesi gerektiğini söylemiştim, onlar da evet haklısınız demişlerdi. Dolayısıyla inadından vazgeçmesi lazım; söz konusu olan Erdoğan’ın çıkarı değil, Türkiye’nin çıkarıdır. Dış politikada kan davası olmaz. Tam tersine bir ülkenin çıkarlarının önceliği vardır. İnsanların çıkarlarının önceliği yoktur.”

MISIR-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

Mısır ile ilişkilerinin düzeltmesi gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu “Mısır yönetimi ile diyaloğa geçmeli. El Esher Üniversitesi Şeyhi aleyhine söylenen ağır sözler bir şekilde telafi edilmeli. Mısır ile diyalog kurulmazsa Doğu Akdeniz’de Türkiye büyük tehlikeler yaşayacaktır. Bu da Erdoğan’ın dış politikayı şahsi meselesi haline getirmesinden kaynaklı… Dış politika milli olmak zorundadır. İktidarı, muhalefeti olmaz; Türkiye’nin çıkarları olur.Üçüncü nokta kesinlikle Dışişleri Bakanlığı’nın etkin kılınması lazım; şu anda bütün kadroları pasifize edilmiş durumda. Türkiye’nin dış politikada birikimli deneyimli kadroları devre dışı bırakılmış, yandaşlar büyükelçi olarak atanmış. Dış politika saraydaki odalara hapsedilmiş durumda. Bugün geldiğimiz noktada da izlenen dış politikada sadece zarar verdiğini hepimiz görüyoruz. Dış politikada kazandığımız hiçbir şey yok bugüne kadar hep kaybettik.” dedi.

Sarıkaya’nın devamında yönelttiği sorular ve Kılıçdaroğlu’nun bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

“KAN ÇEMBERİNDE TÜRKİYE GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK ZORUNDA”

Suriye’nin PYD hakimiyetindeki kuzey bölgesine Türk askerinin girmesine nasıl bakıyorsunuz?

“Türkiye şu an bir ateş çemberi içinde. Ortadoğu’da da kan gövdeyi götürüyor. Türkiye bu ateş çemberinde kendi güvenliğini sağlamak zorunda… Bu konuda adımlar atmak zorunda. Ama siz başka bir ülkeye girerken, güvenli bölge oluşturmak istiyorsanız, o ülkenin yetkilileri ile bunu konuşmalısınız. Esad ile görüşün dememin nedeni budur zaten. Esad ile görüşüp, ‘Türkiye açısından güvenlik riski var, bunu telafi etmek istiyoruz, oturalım beraber konuşalım, siz de ben de Türkiye’nin toprak bütünlüğünü savunuyorsunuz. Biz Suriye’deki hakları saygı duyuyoruz. Kaldı ki Suriye’de Irak’ta yaşayanlarla Türkiye’de yaşayanlar arasında bir akrabalık da var. İki tarafta da Araplar, Kürtler, Türkmenler, Ezidiler var. Dolayısıyla Erdoğan’ın hedefi Ortadoğu’da kan akmasını durdurmak, Orta Doğu’yu bir barış adasına döndürmek olmalıdır; ama tam tersi oluyor.”

ABD VE RUSYA’NIN TAVRI

Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine girmesine yönelik tek taraflı hareketini engelleyeceklerini belirten ABD tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna “ABD ve Rusya kendi ülkelerinin çıkarlarını korumalıdırlar. İki ülke kendi çıkarlarını koruduğu sürece Ortadoğu’ya da barış gelmez. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı, OBİT’i 4 ülke kursun dememizin temelinde yatan da bu zaten.” diyerek cevap verdi.

Dış politikayla son “ABD ve Rusya’nın direncine rağmen Türkiye’nin girmesi söz konusu olabilir mi?” sorusunu da cevaplandıran Kılıçdaroğlu “Umarım böyle bir tablo ortaya çıkmaz. Türkiye taraflarla anlaşarak bölgede güvenliği sağlar.” dedi.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan 6 Ağustos’ta yaptığı konuşmada “Suriye’nin kuzeyindeki terör bataklığını kurutmak, ülkemizin en öncelikli meselesidir” demişti. Türkiye’nin bölgede düzenlediği önceki operasyonları hatırlatan Erdoğan, “Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla başlattığımız süreci, inşallah çok yakında farklı bir aşamaya geçireceğiz. Böylece Suriyeli kardeşlerimizin huzur, esenlik, güven içinde yaşayacağı bir barış koridorunu kurmuş olacağız” diye konuşmuştu. Erdoğan olası bir adımın hem Türkiye’yi hem de Avrupa’yı Suriye kaynaklı düzensiz göç baskısından kurtaracağını da dile getirmişti.

Erdoğan, dün Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy ile yaptığı ortak basın açıklamasında “Fırat’ın Doğusu için adımı ABD ile birlikte atıyoruz. ABD ile bir harekat merkezi kurulması kararı verildi.” demişti